Nüfus projeksiyonlarına göre, önümüzdeki yıllarda dünya nüfus yapısında hızlı değişimler olacağı, nüfus ve yaş yapısındaki en önemli değişimin çocuk-yaşlı dengesinde gerçekleşeceği ve 2050 yılında tarihte ilk kez yaşlı sayısının, çocuk sayısına ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Ülkemizdeki 65 yaş üzeri nüfus 2005 yılında %5,7 iken, 2010 yılında %7,2 ve 2012 yılında ise %7,5 olmuştur. 2050 yılında ise %20,8’e ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Ülkemizde 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfusun önemli bir bölümü, yetersiz ve dengesiz beslenmeden kaynaklanan hastalıkların etkisi altında yaşamaktadır. Bu yaş grubunda görülen şişmanlık, diyabet, kalp-damar hastalıkları, osteoporoz, felç, iskelet ve kas sistemi hastalıklarında bilinçsiz beslenme önemli bir risk faktörüdür.
Türkiye sağlık araştırması sonuçlarına göre; 2008 yılında obez yaşlıların oranı %23,1 iken bu oran 2014 yılında %26,2’ye yükselmiştir. Yaşlılardaki obezlik cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların erkeklerden daha obez olduğu görülmüştür. Obez olan yaşlı erkeklerin oranı 2014 yılında %17,7 iken yaşlı kadınların oranı %32,8 olarak tespit edilmiştir.
Her yaşta olduğu gibi bu yaş grubunda da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması ve geliştirilmesi için çok önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenme; dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler; süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt; et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta ve kuru baklagiller; sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhanadır.
Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları kişiye özgü olarak değişmekte, bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu bu oranları etkilemektedir. Öğün sayısı artırılmalı, az ve sık yemek yenilmelidir. Sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalıdır. İdeal vücut ağırlığı korunmalı, besinler yoluyla alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki denge sağlanmalıdır. Yağlı besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Yaşamın her döneminde olduğu gibi yaşlılık döneminde de yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması, hastalıklardan korunma, sağlığın iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde, dolayısıyla yaşam kalitesinin arttırılması ve devamlılığının sağlanmasında önem taşımaktadır.
Sağlıklı Beslen Sağlıklı Yaşlan…

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü
Doğum oranlarının düşmesi ve teknolojik gelişmelerin sağlık hizmetlerinde etkili kullanımı, bilinçli beslenme ve hareketli yaşam, ortalama yaşam beklentisinin uzamasına ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının artmasına olanak sağlamıştır. Yaşlı nüfus artış hızına paralel olarak yaşlılık ve yaşlı sağlığı konularında farkındalık yaratmak amacıyla tüm dünyada 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü olarak anılmaktadır.
Ülkemizde yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) 2014 yılında %8 iken 2015 yılında %8,2 ye yükselmiştir. Ülkemizde yaşlı nüfusun, diğer yaş gruplarıyla karşılaştırıldığında, daha yüksek bir artışa sahip olduğu görülmektedir. 2014 yılında toplam nüfusun artış hızı ‰13,3 iken yaşlı nüfusun artış hızı ‰ 49,9 olmuştur.
Yaşlılarımızın toplumsal yaşama aktif olarak katılmalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak, kişi, kurum ve devlet olarak öncelikli görevimizdir.
Nüfusun yaşlanması sağlıktan sosyal güvenliğe, çevreye, iş olanaklarına, sosyal kültürel faaliyetlere ve aile hayatına kadar toplumun tüm yönlerini etkilemektedir. Bu öngörüden hareketle Bakanlığımız çalışma planlarında yaşlılık ve sağlık hizmetlerinin düzenlenmesine özel önem verilmektedir.
İnsanlarda görülen pek çok hastalığın ilerleyen yaşla birlikte arttığı bilinmektedir. Yaşlılıkta daha iyi ve kaliteli bir yaşam için bu sağlık sorunlarından korunmak gereklidir.
Korunmak için başlıca üç ilke;
- Yeterli ve dengeli beslenme
- Doğru fiziksel aktivite ve egzersiz yapma
- Alkol ve sigara kullanımından uzak durma
Kısaca “sağlıklı yaşam ilkeleri” olarak bilinen bu kurallara uyulması durumunda yaşlanma ile ortaya çıkabilecek olan önemli sağlık sorunlarından başarılı şekilde korunmak mümkündür. İnsanoğlunun var olduğu günden bugüne kadar üzerinde en çok düşündüğü, araştırma yaptığı, türlü çareler aradığı ama bir türlü engelleyemediği gerçek yaşlanmaktır. Her yeni güne yaşlanmak için değil sağlıklı yaşamak için “Gençlikten Ömür Saklamak Hepimizin Elinde”